Yedeğiniz olabilir; felakette asıl soru şudur: sistemler ne kadar sürede, ne kadarlık veri kaybıyla, nerede ayağa kalkacak?
Felaket kurtarmanın iki temel ölçüsü vardır. RTO (kurtarma süresi hedefi), felaketten sonra sistemlerin ne kadar sürede ayağa kalkacağını tanımlar. RPO (kurtarma noktası hedefi), en fazla ne kadarlık verinin kaybedilebileceğini tanımlar. İkisi de teknik değil, iş kararıdır: bir saatlik veri kaybı neye mal olur, bir günlük duruş neye mal olur?
Bu iki hedef belirlenmeden alınan felaket kurtarma hizmeti ölçüsüzdür; hedefler netleşince hem mimari hem maliyet kendiliğinden şekillenir. Sağlayıcıyla ilk konuşma bu iki sayı üzerinden yapılmalı, anlaşılan hedefler sözleşmeye yazılmalıdır.
Sık karışan nokta: felaket kurtarma, yedekleme değildir. Yedekleme verinin kopyasını saklar; felaket kurtarma, sistemlerin başka bir lokasyonda yeniden çalışır hale gelmesini sağlar. Yedeği olan ama onu çalıştıracak ortamı olmayan kurum, felakette veriye sahip fakat hizmete kapalıdır.
| Kontrol | Neden | Layer Sistem cevabı |
|---|---|---|
| Kurtarma lokasyonu farklı şehirde mi? | Deprem, sel veya bölgesel kesinti tek şehri bütünüyle etkileyebilir; aynı şehirdeki kurtarma ortamını felaket ana sistemle birlikte vurabilir | Ana merkez İstanbul, kurtarma bölgesi Bursa |
| RTO/RPO sözleşmede yazılı mı? | Yazılmayan hedef, taahhüt değildir | Hedefler plana ve sözleşmeye yazılır |
| Tatbikat yapılıyor mu? | Kurtarmanın çalıştığı ancak denemeyle görülür | Dönüş denemesi planlanır, sonucu raporlanır |
Dördüncü soru mimari değil insan sorusudur: felaket gecesi telefonu kim açıyor? Çağrı merkezi kademesinden geçilen her dakika RTO'dan yer. Layer Sistem'de kurtarmayı, altyapıyı işleten mühendis yönetir.
Felaket kurtarma planının kağıt üzerinde eksiksiz olması sonucu garanti etmez; dönüşün çalıştığı ancak tatbikatla görülür. Yılda en az bir kez, gerçek sistemlerle dönüş denemesi yapılmasını ve sonucun raporlanmasını sağlayıcıdan isteyin. Tatbikatta ölçülen süre, sözleşmedeki RTO ile karşılaştırılabilir tek gerçek veridir.
Yedekleme tarafının kuralları ayrı bir konudur; şirket dışı kopya ve değiştirilemez yedek için değiştirilemez yedek rehberine bakın.
İstanbul-Bursa coğrafi yedeklilik; hedefler sözleşmede, dönüş denenmiş.
RTO (kurtarma süresi hedefi), felaketten sonra sistemlerin ne kadar sürede ayağa kalkacağını; RPO (kurtarma noktası hedefi), en fazla ne kadarlık verinin kaybedilebileceğini tanımlar. İkisi de iş tarafının kararıdır: bir saatlik veri kaybı neye mal olur, bir günlük duruş neye mal olur sorularıyla belirlenir.
Değildir. Yedekleme verinin kopyasını saklar; felaket kurtarma, sistemlerin başka bir lokasyonda yeniden çalışır hale gelmesini sağlar. Yedeği olan ama onu çalıştıracak ortamı olmayan kurum, felakette veriye sahip fakat hizmete kapalıdır.
Deprem, sel veya bölgesel elektrik ve iletişim kesintisi tek şehri bütünüyle etkileyebilir. Kurtarma ortamı ana sistemle aynı şehirdeyse felaket ikisini birden vurabilir; coğrafi ayrım bu riski kaldırır.
Edilmelidir. Kurtarmanın çalıştığı ancak tatbikatla görülür; yılda en az bir kez, gerçek sistemlerle dönüş denemesi yapılmasını ve sonucunun raporlanmasını sağlayıcıdan isteyin.
Bulut sağlayıcıların iş sürekliliği hizmetleri kapsamında alınır. Seçerken kurtarma lokasyonunun ana lokasyondan farklı şehirde olduğunu, RTO/RPO hedeflerinin sözleşmeye yazıldığını ve kurtarma anında doğrudan mühendise ulaşabildiğinizi doğrulayın. Layer Sistem'de ana merkez İstanbul, kurtarma bölgesi Bursa'dır.